Oops! It appears that you have disabled your Javascript. In order for you to see this page as it is meant to appear, we ask that you please re-enable your Javascript!
İslami Bilgiler, İslami Videolar

Kur’ân-ı Kerim Ayetlerine Komik Yakıştırması

 Kur’ân-ı Kerim Ayetlerine Komik Yakıştırması

Yurtsever Ataistler`in, Kur’ân-ı Kerim Ayetlerine Komik Yakıştırması gerçekten içimi acıttı.

Yurtsever Ataistler`in hazırladığı videoda İnançsız kardeşlerimizin bu inançsızlıklarını sağıyla karşılıyoruz, İslam da zorlama yoktur, düşüncesinden yola çıkarak ama İnananlar olarak İslam-dinine ve Kur’ân-ı Kerim e aynı saygıyı beklemek hakkımız diye düşünüyorum. Ben bu videoyu izlediğim de videonun başlığı beni şok etmişti.

Kuran`da Yer alan Görgü Kuralları Ayetleri bazı kişiler tarafından komik ayetler olarak adlandırılsa da, bunlar tamamen, kendine yapılmasını istemediğin davranışları başkasına yapmamamız gerektiğini üsluplu bir şekilde anlatmıştır. Bu ayetlere örenekler, yayınladığımız videoda yer almaktadır. Video yu izlediğinizde sizlerde hak vereceksiniz. Müslümanlara ve İslam dinine son zamanlarda yapılan saldırlar Kuranı kerim üzerinden de yapılmaktadır. İslam dinini tam bir gericilik ve vahşet dini gibi göstermeye çalışanların olduğu açık ve alenidir. İşte sizlere yayınladığımız Videoyu hazırlayan Yurtsever ateistler topluluğununda böyle bir saldırı içinde olduğunun kanıtıdır.

 

Yurtsever Ataistlerin yapmış olduğu youtubede bulunan video “kuranda komik ayetler“adı altında yayınlanan Kur’ân-ı Kerim le dalageçen çarpıcı başlıgıyla youtube de yayınlanmakdadır.

Kur’ân-ı Kerim

İslam alimlerinden Elmalılı Hamdi Yazır meallerinden hazırlanmıştır:

FÂTİHA-5 , 6, 7

FÂTİHA-5 –İyyâke na’budu ve iyyâke nestaîn(nestaînu).

FÂTİHA-5 -İyyâke na’budu ve iyyâke nestaîn(nestaînu).

FÂTİHA-6-İhdinâs sırâtel mustakîm(mustakîme).

FÂTİHA-6-Hidayet eyle bizi doğru yola,

FÂTİHA-7-Sırâtallezîne en’amte aleyhim gayril magdûbi aleyhim ve lâd dâllîn(dâllîne).

FÂTİHA-7-O kendilerine nimet verdiğin mutlu kimselerin yoluna; o gazaba uğramışların ve o sapmışların yoluna değil.

KEHF 57

KEHF-57:Ve men azlemu mimmen zukkire bi âyâti rabbihî fe a’rada anhâ ve nesiye mâ kaddemet yedâh(yedâhu), innâ cealnâ alâ kulûbihim ekinneten en yefkahûhu ve fî âzânihim vakrâ(vakren) ve in ted’uhum ilel hudâ fe len yehtedû izen ebedâ(ebeden).

KEHF-57: O kimseden daha zâlim de kim olabilir ki: Rabbının âyâtı ile nasıhat edilmiştir de onlardan yüz çevirmiş ve ellerinin takdim ettiği şeyleri unutmuştur; çünkü biz onların kalbleri üzerine onu iyi anlamalarına mani bir takım kabuklar ve kulaklarına bir ağırlık koymuşuzdur, sen onları doğru yola çağırsan da o halde onlar ebeden yola gelmezler

MUNÂFİKÛN 4

MUNÂFİKÛN 4-Ve izâ reeytehum tu’cibuke ecsâmuhum, ve in yekûlû tesma’, li kavlihim, ke ennehum huşubun musennedeh(musennedetun), yahsebûne kulle sayhatin aleyhim, humul aduvvu fahzerhum, kâtelehumullâhu ennâ yû’fekûn(yû’fekûne).

MUNÂFİKÛN 4 – Onları gördüğün zaman kalıpları hoşuna gider, konuşurlarsa sözlerini dinlersin. Onlar sanki dayanmış keresteler gibidirler. Her gürültüyü kendi aleyhlerine sanırlar. Onlar düşmandır, onlardan sakın. Allah onları kahretsin! Nasıl olup da döndürülüyorlar?

AHZÂB-53:

AHZÂB-53 –Yâ eyyuhâllezîne âmenû lâ tedhulû buyûten nebiyyi illâ en yu’zene lekum ilâ taâmin gayre nâzırîne inâhu ve lâkin izâ duîtum fedhulû fe izâ taimtum fenteşirû ve lâ muste’nisîne li hadîs(hadîsin), inne zâlikum kâne yu’zîn nebiyye fe yestahyî minkum vallâhu lâ yestahyî minel hakk(hakkı), ve izâ seeltumûhunne metâan fes’elûhunne min verâi hıcâb(hıcâbin), zâlikum atharu li kulûbikum ve kulûbihinn(kulûbihinne), ve mâ kâne lekum en tu’zû resûlallâhi ve lâ en tenkihû ezvâcehu min ba’dihî ebedâ(ebeden), inne zâlikum kâne indallâhi azîmâ(azîmen).

AHZÂB-53 –Ey iman edenler, Peygamberin evlerine, vaktine dikkat etmeksizin ve yemek için izin verilmedikçe girmeyin; ancak çağrıldığınızda girin, yemeği yediğinizde de hemen dağılın; sohbet etmek için de izinsiz girmeyin! Çünkü o, peygambere eziyet veriyor, üstelik sizden utanıyor; ama Allah, gerçeği söylemekten sıkılmaz. Bir de hanımlarına, gerekli birşey soracağınızda bir perde arkasından sorun! Öyle yapmanız, hem sizin kalpleriniz hem de onların kalpleri için daha çok temizdir. Sizin, Allah’ın peygamberini incitmeye hakkınız yoktur; arkasından hanımlarını nikahlayamazsınız da. Çünkü, bunlar, Allah katında çok büyük bir günahtır.

NÛR-43-E lem tera ennallâhe yuzcî sehâben summe yuellifu beynehu summe yec’aluhu rukâmen fe teral vedka yahrucu min hılâlih(hılâlihî), ve yunezzilu mines semâi min cibâlin fîhâ min beredin fe yusîbu bihî men yeşâu ve yasrifuhu an men yeşâu, yekâdu senâ berkıhî yezhebu bil ebsâr(ebsâri).

NÛR-43-Baksana şu gerçeğe, Allah bir bulut sevk ediyor, sonra onun açıklığını birleştiriyor, sonra onu yoğunlaştırıyor da sen onun içinden yağmurun çıktığını görüyorsun. Bir de gökten, ondaki dağlardan bir dolu yağdırıyor ve onu dilediğine isabet ettiriyor, dilediğinden uzaklaştırıyor. Şimşeğinin parıltısı da neredeyse gözleri alıverecek.

NÛR-61-Leyse alel a’mâ haracun ve lâ alel a’raci haracun ve lâ alel marîdı haracun ve lâ alâ enfusikum en te’kulû min buyûtikum ev buyûti âbâikum ev buyûti ummehâtikum ev buyûti ihvânikum ev buyûti ehavâtikum ev buyûti a’mâmikum ev buyûti ammâtikum ev buyûti ahvâlikum ev buyûti hâlâtikum ev mâ melektum mefâtihahû ev sadîkıkum, leyse aleykum cunâhun en te’kulû cemîan ev eştâtâ(eştâten), fe izâ dahaltum buyûten fe sellimû alâ enfusikum tehıyyeten min indillâhi mubareketen tayyibeh(tayyibeten), kezâlike yubeyyinullâhu lekumul âyâti leallekum ta’kılûn(ta’kılûne).

NÛR-61-A’maya harec yok, topala harec yok, marazlıya harec yok, kendilerinize de kendi evlerinizden veya babalarınızın evlerinden veya analarınızın evlerinden veya biraderlerinizin evlerinden veya hemşirelerinizin evlerinden veya amucalarınızın evlerinden veya halalarınızın evlerinden veya dayılarınızın evlerinden veya teyzelerinizin evlerinden veya anahtarlarına malik olduğunuzdan veya sadîkınızın evinden yemenizde harec yok, gerek toplu ve gerek dağınık yemenizde de beis yoktur, binaenaleyh evlere girdiğiniz vakıt Allah tarafından mübarek, hoş bir sağlık olmak üzere kendilerinize selâm veriniz, işte böyle size Allah âyetlerini beyan ediyor, gerek ki akl irdiresiniz

SÂD-37-38

SÂD-37-Veş şeyâtîne kulle bennâin ve gavvâsın.

SÂD-37-Bütün bina yapan, dalgıçlık yapan şeytanları da.

SÂD-38-Ve âharîne mukarrenîne fîl asfâd(asfâdi).

SÂD-38-Ve daha diğerlerini de zincirlerde bağlı olarak (Onun emrine verdik).

HACC-5

HACC-5-Yâ eyyuhen nâsu in kuntum fî raybin minel ba’si fe innâ halaknâkum min turâbin summe min nutfetin summe min alakatin summe min mudgatin muhallekatin ve gayri muhallekatin li nubeyyine lekum, ve nukırru fîl erhâmi mâ neşâu ilâ ecelin musemmen summe nuhricukum tıflen summe li teblugû eşuddekum ve minkum men yuteveffâ ve minkum men yuraddu ilâ erzelil umuri li keylâ ya’leme min ba’di ilmin şey’â(şey’an), ve terel arda hâmideten fe izâ enzelnâ aleyhel mâehtezzet ve rabet ve enbetet min kulli zevcin behîc(behîcin).

HACC-5-Ey insanlar! Eğer öldükten sonra dirilmekten şüphede iseniz, (bilin ki) ne olduğunuzu size açıklamak için şüphesiz biz sizi topraktan, sonra nutfeden (spermadan) sonra bir alekadan (embriodan) sonra yapısı belli belirsiz bir et parçasından yaratmışızdır. Dilediğimizi belli bir süreye kadar rahimlerde tutarız. Sonra sizi bir çocuk olarak çıkartırız, sonra sizi, olgunluk çağına erişmeniz için bırakırız. Bununla beraber kiminiz öldürülür, kiminiz de önceki bilgisinden sonra, hiçbir şey bilmemek üzere, ömrünün en fena zamanına ulaştırılır. Bir de yeryüzünü görürsün ki kupkurudur; fakat biz onun üzerine su indirdiğimiz zaman, harekete geçer, kabarır ve her güzel çiftten bitkiler bitirir.

TEVBE-30

TEVBE-30-Ve kâletil yahûdu uzeyrunibnullâhi ve kâletin nasârâl mesîhubnullâh(mesîhubnullâhi) zâlike kavluhum bi efvâhihim yudâhiûne kavlellezîne keferû min kablu kâtelehumullâh(kâtelehumullâhu) ennâ yu’fekûn(yu’fekûne).

TEVBE-30-Yahudiler, «Uzeyir Allah’ın oğlu» dediler, Hıristiyanlar da «Mesih Allah’ın oğlu», dediler. Bu onların kendi ağızlarıyla uydurdukları sözlerdir. Daha önce inkâra sapmış olanların sözlerine benzetiyorlar. Allah onları kahretsin, nasıl da saptırıyorlar!

KÂFİRÛN-2, 3, 4, 5

KÂFİRÛN-2-Lâ a’budu mâ ta’budûn(ta’budûne).

KÂFİRÛN-2-Sizin taptıklarınıza ben tapmam.

KÂFİRÛN-3-Ve lâ entum âbidûne mâ a’bud(a’budu).

KÂFİRÛN-3-Siz de benim taptığıma tapıcılar değilsiniz.

KÂFİRÛN-4-Ve lâ ene âbidun mâ abedtum.

KÂFİRÛN-4-Ben asla sizin taptıklarınıza tapacak değilim

KÂFİRÛN-5-Ve lâ entum âbidûne mâ a’bud(a’budu).

KÂFİRÛN-5-Siz de benim taptığıma tapacak değilsiniz.

SEBE-46

SEBE-46-Kul innemâ eızukum bi vâhideh(vâhidetin), en tekûmû lillâhi mesnâ ve furâdâ summe tetefekkerû, mâ bi sâhıbikum min cinneh(cinnetin), in huve illâ nezîrun lekum beyne yedey azâbin şedîd(şedîdin).

SEBE-46-De ki: «Size sadece bir tek nasihat edeceğim. Şöyle ki: Allah için ikişer, üçer ve teker teker kalkarsınız, sonra da iyi düşünürsünüz.» Arkadaşınızda (peygamberde) delilikten eser yoktur. O, yalnız şiddetli bir azabın önünde, sizi sakındıracak bir peygamberdir.

FUSSİLET-11:

FUSSİLET-11-Summestevâ iles semâi ve hiye duhânun fe kâle lehâ ve lil ardı’tiyâ tav’an ev kerhâ(kerhen), kâletâ eteynâ tâiîn(tâiîne).

FUSSİLET-11-Sonra duman halinde bulunan göğe yöneldi. Ona ve yerküreye: «İsteyerek veya istemeyerek buyruğuma gelin.» dedi. Her ikisi de: «İsteyerek geldik» dediler.

ANKEBÛT-60 , 62:

ANKEBÛT-60-Ve keeyyin min dâbbetin lâ tahmilu rızkahâ allâhu yerzukuhâ ve iyyâkum ve huves semîul alîm(alîmu).

ANKEBÛT-60-Nice hayvanlar var ki, rızkını (biriktirip yanında) taşımıyor. Çünkü onların da, sizin de rızkınızı Allah veriyor. O, her şeyi işitir ve bilir.

ANKEBÛT-62-Allâhu yebsutur rızka li men yeşâu min ibâdihî ve yakdiru leh(lehu), innallâhe bi kulli şey’in alîm(alîmun).

ANKEBÛT-62-Allah, kullarından dilediğine rızkı bol bol verir, dilediğine de kısar. Şüphesiz Allah, her şeyi hakkıyla bilendir.

NEML-18

NEML-18-Hattâ izâ etev alâ vâdin nemli kâlet nemletun yâ eyyuhen nemludhulû mesâkinekum, lâ yahtımennekum suleymânu ve cunûduhu ve hum lâ yeş’urûn(yeş’urûne).

NEML-18-Nihayet karınca vâdisine geldikleri zaman, bir karınca: «Ey karıncalar! Yuvalarınıza girin; Süleyman ve ordusu farkına varmadan sizi ezmesin!» dedi.

BAKARA-65, 234

BAKARA-65:Ve lekad alimtumullezîne’tedev minkum fîs sebti fe kulnâ lehum kûnû kıradeten hâsiîn(hasiîne).

BAKARA-65-İçinizden cumartesi günü yasağını çiğneyenleri elbette bilirsiniz. İşte bundan dolayı onlara «sefil maymunlar olun!» dedik.

BAKARA-234-Vellezîne yuteveffevne minkum ve yezerûne ezvâcen yeterabbasne bi enfusihinne erbeate eşhurin ve aşrâ(aşran), fe izâ belagne ecelehunne fe lâ cunâhe aleykum fî mâ fealne fî enfusihinne bil ma’rûf(ma’rûfi), vallâhu bi mâ ta’melûne habîr(habîrun).

BAKARA-234-İçinizden vefat edip de geride eşler bırakan kimselerin hanımları, kendi başlarına dört ay on gün beklerler. İddet (bekleme) sürelerini bitirdikleri zaman, artık kendileri hakkında meşru bir şekilde yapacakları hareketten size bir günah yoktur. Allah, yaptıklarınızdan haberdardır.

HAŞR-5:

HAŞR-5-Mâ kata’tum min lînetin ev terektumûhâ kâimeten alâ usûlihâ fe bi iznillâhi ve li yuhziyel fâsikîn(fâsikîne).

HAŞR-5-Hurma ağaçlarından herhangi bir şey kesmeniz veya kökleri üzerinde bırakmanız hep Allah’ın izniyle ve O’nun, yoldan çıkanları cezalandırması içindir.

 

 

admin

Türkiyenin en güzel islami sohbet , dini chat odalarına hoş geldiniz.

2 Yorum

    • Metehan KIZILTUNC ( ReiS)
    • 19 Şubat 2015

    Kuran`da Yer alan Görgü Kuralları Ayetleri bazı kişiler tarafından komik ayetler olarak adlandırılsa da, bunlar tamamen, kendine yapılmasını istemediğin davranışları başkasına yapmamamız gerektiğini üsluplu bir şekilde anlatmıştır. Bu ayetlere örenekleri paylaştıgınız videoda izledim ve ALLAH herkese dogru yolu göstersin duasınıda Ettim.

    Cevapla
    • HuHu
    • 19 Şubat 2015

    aslinda en guzel din bizim dinimiz ama bunu bazilari anlamiyo dalga geciyo bu hic hos deyil

    Cevapla

Yorum Bırak

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.