Oops! It appears that you have disabled your Javascript. In order for you to see this page as it is meant to appear, we ask that you please re-enable your Javascript!
Peygamberimiz Bir Gününü Nasıl Yaşardı
İslami Bilgiler

Peygamberimiz Bir Gününü Nasıl Yaşardı

Peygamberimizin bir gününü nasıl geçirirdi

Efendimiz Resulumuz iki cihan serverimiz bir gününü nasıl geçirirdi anlatmak çok zor çok okudum ama bir türlü uygun kelimeler bulamadım bütün kelimeler anlamsız anlamları sönük kaldı yazmadım. silbaştan yeni baştan yazdım yazdım sildim. Yazdıklarım anlatamadı bir türlü efendimizi. uygun kaynaklar aradım sayfalarda günlerce çalıştım üstünde. olmadı anlatamadım sonunda arkadaşıma verdim yazar mısın diye, bir 15 günde onda kaldı konu. oda başarısı oldu tam olarak anlatamamıştı sonunda bu yazıyı buldum. Okudum defalarca umarım eksik bir şey kalmamıştır. Affınıza sığınarak yayımlıyorum varsa bir eksik yanlış beni yorum köşemizden uyarırsanız sevinirim arkadaşlar.

Peygamberimiz Bir Gününü Nasıl Yaşardı

Peygamberimiz Bir Gününü Nasıl Yaşardı

“Bizi öldükten sonra dirilten Allah’a hamd olsun.

Peygamber Efendimiz gecenin son üçte birine doğru uyanırdı. Cihana bedel mübarek gözlerindeki uykuyu elleri ile silerek doğrulur.Her zaman yaptığı gibi “Bizi öldükten sonra dirilten Allah’a hamd olsun. Yeniden diriltip huzurunda toplayacak da O’dur.” diye dua ederdi. Bazen Medine’nin berrak gökyüzüne bakarak, l-i İmrân Sûresi’nin son on bir âyetini okurdu.ve Sağ tarafından başlayıp gömleğini giyer ilk iş olarak inci dişlerini misvâklardı.
Abdest bozacağı yere yaklaştığın’da ise “Allah’ım! Her tür şeytandan (kötülüklerden ve günahlardan) sana sığınırım” diyerek dua eder,ve oradan uzaklaşırken “Allah’ım! Beni bağışlamanı dilerim” anlamında “Gufrânek” derdi. (Tirmizî, Tahâret 7) Abdest alıp teheccüd namazına başlardı.

Mahmurlurluğunu üzerinden atmış ve coşkulu bir ibadetten sonra mübarek bedenini yeniden istirahata çekerdi. Ayrıca  geceleri Bakî Mezarlığı’na gider, vefat eden ashâbına dua etmeye Çok önem verdiği bu görevi hiç ihmâl etmezdi.

Sabaha doğru müezzin, Resûlullah’ın evine iki defa uğrardı.  Birincisinde namaz vaktinin girdiğini haber verir’di ve Peygamber Efendimiz (S.a.v) tekrar kalkıp sabah namazının iki rekat sünnetini kılar, sağ tarafına uzanıp dinlenirdi. Müezzinin ikinci gelişinde mescide çıkıp kendisini  bekleyen ashâbına sabah namazını kıldırırdı. (Buhârî, Teheccüd 23) Namaza başlamadan önce safların  çok düzgün tutulmasını tavsiye eder, bazen sahabilerin omzuna dokunarak herkesi bir hizaya getirmek için özen gösterirlerdi (Müslim, Salât 122-128 )
Ashabıyla sohbet ederdi
Ortalık iyice aydınlanmadan namaz kılınmış olur, kadınlar geldikleri gibi sessizce evlerine döner, âcil işi olmayan erkekler Peygamberimiz’le beraber olmak, onun gül yüzüne doya doya bakmak için yerlerinden ayrılmazlardı. Mihrapta bağdaş kurup oturanPeygamber Efendimiz(S.a.v) güneş doğuncaya kadar ashâbıyla sohbet etmeyi hiç ihmal etmezlerdi. (Müslim, Mesâcid 286) Bazen ashâbına o gece gördükleri rüyayı sorar, rüyalarını tâbir ederdi; rüya gören olmamışsa kendi rüyasını anlatırdı.
Zira Peygamberimiz rüyalarda önemli olayların ipuçlarının olduğunu mü’minin gördüğü rüyanın peygamberliğin kırk altıda biri olduğunu söylerdi. (Buhârî, Ta’bîr 2)

Evine besmeleyle girerdi
Peygamber Efendimiz(S.a.v) daha sonra eve döner, besmele çekerek içeri girer, sol tarafından başlayıp ayakkabısını çıkarır,ve ev halkına selâm verirdi.Ev halkını selamlamayı asla ihmal etmezlerdi Eve besmeleyle girildiğinde şeytanın üzüldüğünü, adamlarını “Artık burada kalamazsınız” diye uyardığını söylerdi.Bu duanın, yapılmasını sık, sık cemaatinede Hatırlatırlardı. (Müslim, Eşribe 103) Eve girerken “Allah’ım! Senden hayırlı giriş, hayırlı çıkışlar niyaz ederim. Allah’ın adıyla girdik, Allah’ın adıyla çıktık ve Rabb’imiz olan Allah’a tevekkül ettik.” der, içeri girer girmez yine dişlerini misvâklardı. (Müslim, Tahâret 43, 44)
Sonra eşine evde yiyecek bir şey olup olmadığını sorar, yiyecek bir şey yoksa oruca niyet ederlerdi. (Müslim, Sıyâm 169, 170) Eline geçeni yoksullarla paylaştığından yiyecekleri sık sık tükenir, evlerinde haftalarca yemek pişmediği zamanlar olurdu.
Aişe annemizin dediği gibi böyle zamanlar’da her zaman hurma ve su ile veya komşuların gönderdiği yiyeceklerle yetinirlerdi. Gün olur bir tabak yemekle’de gün olur birkaç hurmayla’da idare ederdi. Bir şey yerken besmele çekmeyi, sonra da “elhamdülillah” demeyi hiç ihmal etmezdi.

Hanımına yardım ederdi
Evde bulunduğu saatlerde eşlerine her konuda yardım eder ve onlarla ilgilenerek sohbet edip, Gerekirse evi süpürür, hayvanları sağar, elbisesini yamar, kendi işini kendi yapardı. (Ahmed İbni Hanbel, Müsned, VI, 256) Her sabah onların hatırını sormayı hiç ihmal etmez ve ihtiyaçlarını öğrenir, sonra da bunları temin ederdi. Yolda karşılaştığı kimselere selâm verip tokalaşırdı.
Duha namazı diye de anılan kuşluk namazını hiç ihmal etmezdi. Öğle sıcağı iyice bastırınca kaylûle yapar yani öğle uykusuna mutlaka yatardı. Sevdiği kimselerin evlerinde’de kaylûle yaptığı da olurdu. Vaktinin önemli bir kısmı Mescid-i Nebevî’de geçerdi. Müslümanlar’la orada görüşüp hatırlarını sorar sohbet eder, sorularını cevaplandırır, öğüt isteyenlere öğüt verirdi.
Önemli bir duyuruda bulunacağı zamanlarda, herkesi orada toplar, mutlaka,ganimet mallarını dağıtır, göndereceği heyetleri, askerî birlikleri, tayin edeceği kumandanları, valileri, zekât memurlarını, dini öğretecek muallimleri belirler, yabancı heyetleri kabul eder, onları orada veya mescidin yanında kurulan çadırlarda ağırlardı.

Sağ tarafına yatardı
Yatsı namazı kılındıktan sonra çok önemli bir işi yoksa, kardan beyaz dişlerini temizleyip abdestini alır, yatağına gider, İhlâs ve  Muavvizeteyn’i yani Kulhüvallâhüahad ile Kul eûzüleri okuyup ellerine üfler, sonra da o mübarek ellerini yüzüne ve vücuduna sürerdi. Yavaşça sağ yanına uzanır, mis kokulu avucuna gül yanağını koyar ve bazı dualar okurdu. Kimi zaman kısaca “Allah’ım! Senin adınla ölür, senin adınla dirilirim” anlamında “Allâhümme bismike emûtü ve ahyâ” der (Buhârî, Daavât 7,8 ) bazen dahada uzun dualar okurdu sonra kendisini ,usulca bir tür, ölüm kabul ettiği, uykunun kollarına  bırakıverirdi.

Peygamberimiz Bir Gününü Nasıl Yaşardı

admin

Türkiyenin en güzel islami sohbet , dini chat odalarına hoş geldiniz.

Yorum Bırak

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.